Kamkatın sağlığa olan faydaları nelerdir?

Güçlü bir antioksidan: Kamkat C vitamini açısından oldukça zengin olduğu için sisteminizdeki organizmaların neden olduğu enfeksiyonla mücadele etmektedir. Böylelikle hücre zarının derinine nüfuz etmekte ve gerek bakteriyel gerekse de viral ajanlara karşı koruma sağlar.

Kanserden korur: Kamkat karotenoidler, tanen,  lutein, zeaksantin ile tanenler gibi temel flavonoidlerle dolu bir besindir. Bu flavonoidler tümörün büyümesine karşı direnç gösterir.

Sindirim sistemine destek olur: Kamkatın önemli işlevlerinden biri sindirime destek olur. 8 adet kamkat 10 gram life denk geliyorr. Lif içeriği sayesinde gastrointestinal sistemi hareketli tutmaya yardımcı olur ve sağlıklı bir düzeyde sindirimi düzenlenmektedir.kamkatın faydaları nelerdir, kamkat nelere iyi gelir, kamkatın sağlığa faydaları

Diyabete iyi gelen bir besin: Sindirim sistemi üzerindeki etkisi bir yana, kamkat diyabeti önleme rolü için lifin desteği alınmasıdır. Diyet lifi, vücuttaki insülin ve glikoz dengesini optimize etmeye yardımcı olmakta insanlarda tedavi edilemez hastalığın gelişmesini engeller.

Cilt sağlığını destekler: Kamkatta bulunan antioksidan ve vitamin kombinasyonu kırışıklıklar, yaşlılık lekeleri ile sağlıksız bir cilde neden olan güneşin ve serbest radikallerin olumsuz etkilerinden korunmak için son derece ideal bir tercihtir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: Kamkat C vitamini bulundurduğu için bağışıklık sistemini güçlendirerek mevsimsel soğuk algınlığı, grip ile diğer mikrobik enfeksiyonlardan vücudu korur. C vitamini açısından son derece zengin olan kamkat başta yeni hücrelerin büyümesi ve gelişmesine destek oluyor.

Enerji verir: Kamkat karbonhidrat, protein ile yağ metabolizması için gerekli olan riboflavin açısından mükemmel bir besindir. Nedenle anlık enerji temin etmek için etkili olur. Özellikle iyi bir miktarda karbonhidrat ve kalori içeriyor.

Kemik sağlığına iyi gelir: Kamkat önemli miktarda kalsiyum (100 g 62 mg) içermektedir. Kalsiyum kemik sağlığını korumak için son derece önem arz etmektedir. Genellikle narenciye ailesinin en küçük üyesi olarak bilinen kamkat, yüksek miktarda vitamin C içermektedir.

Yaraları tedavi eden mucuzevi besin: Kamkatın yüksek orandaki vitamin C takviyesi yaraların hızlı iyileşmesine yardımcı olmaktadır. C vitamini kolajen üretimini artırıyor. Bu durumda iyileşme sürecini oldukça hızlandırmaktadır. Oldukça sağlıklı ve kıymetli bir besindir.

Kırmızıbiberin içeriği ile faydaları

Kırmızıbiberin içeriğinde yer alan kapsaisin iştahı azaltmanın yanı sıra metabolizmayı da ateşlemektedir. Böylelikle enerji tüketimi artıyor ve yağ yakımı hızlandırmaktadır. Üstelik bu madde uzun süreli kilo vermenin anahtarlarından biri olarak gösterilir. Kırmızıbiberin tadı nasıl dilinizde acı hissinin oluşmasını sağlıyorsa vücut ısısında da geçici bir arnşayol açmaktadır. Bu sayede vücut karbonhidrat oksidasyonundan yağ oksidasyonuna geçirir. Muhtemelen bu yüzden biber yediğiniz bir öğünden sonra kan şekeriniz düzene girecektir. Dahası, kapsaisin alımı sizi daha hızlı tok hissettirerek kalori ve yağ alımınızı azaltmaktadır. İşte bu yüzden kilo vermek isteyenler için uzmanlar tarafından diyet listelerine bolca eklenmektedir. Termojenik yağ yakıcıların çalışma prensibinin vücut ısısının yükselmesiyle birlikte kalori yakımının artmasına sağlar. En fazla kullanılan termojeniklerden biri olan kapsaisin metabolizmana hızlanmasını, iştahın ve yağ miktarının azalmasını sağlar.kırmızıbiberin faydaları nelerdir, kırmızıbiberin içeriği nedir, kırmızıbiberin sağlık açısından faydaları nelerdir10

Kahverengi Yağ Dokusunda Artış Sağlamaktadır

Yakın zamanda fareler üzerinde yapılan bir çalışma kapsaisinin ince bağırsağa ulaştığı anda kahverengi yağ dokusunda bir artış oluşturduğu gösteriliyor. Kahverengi yağ dokusunun miktarının enerji tüketimi artışı ve genel vücut yağının azalmasıyla ilişkisi bulunmaktadır. Vücuttaki normal yağ dokusundan farklı olan kahverengi yağ dokusu, kış uykusuna yatan hayvanlarda yani ayılarda ve soğuk iklimlerde yaşayan farelerde bol miktarda olur. İnsan vücudunda ise soğuğa karşı vücut ısısını artırmak için çalışılmaktadır. Bunu da metabolizmayı hızlandırmak suretiyle gerçekleştiriliyor. Fareler üzerinde yapılan bu çalışma kapsaisinin kahverengi yağ dokusunu artırarak gerek kalori alimim azaltma gerekse de enerji tüketiminin artışım gerçekleştirebildiğini gösterir.

Daha Fazla Enerji Tüketimine Etkisi

Kilo verirken en önemli kriterlerden biri de verilen kilonun uzun süreli olabilmesidir. Uzun süreli kilo vermenin formüllerinden biri olarak vücudun homeostatik mekanizmasının, uygulanan diyetle birlikte aktive olması olarak gösterilmektedir. Bu durum uzun vadede bir önceki kilo seviyesine göre daha pozitif bir denge getirir. Tabii ki düşük kalorili diyetler kas kazanımı açısından zorluk oluşturmaktadır. Aynı zamanda azalmış enerji tüketimi yağ kaybını da zorlaştırmaktadır. Bu yüzden enerji tüketiminin kapasitesinin vücuttaki yağ oranım düşürmek için geliştirilmesi önerilir.

Kahvaltı Sonrası Açlık Hissi Neden Olur

Beslenme alışkanlıkları, hayat kalitesini doğrudan etkiler nitelikte. Zamanında ve yeteri kadar besin değerine sahip olmayan gıdalarla, sadece açlık hissini gidermek amacıyla beslenmek hem günlük yaşantınızda halsizlik ve stres gibi sorunlara, hem ileri ki dönemlerde gelişebilecek sağlık sorunlarına sebep olabilir.kahvaltı sonrası açlık hissi, kahvaltı sonrası açlık hissi sebepleri, doğru beslenmeHer öğün önemlidir ve kendi içinde farklı değerlerde ki besin öğelerini barındırması gerekir. Ancak sabah kahvaltısı içlerinde en değerli olanıdır. Maalesef ki birçok kişinin ihmal ettiği, zamandan tasarruf amacıyla ayaküstü geçiştirdiği ya da diyet uygulaması diye yetersiz kaloriden oluşan gıdaları tercih etmesi kahvaltı aslında tüm günümüzü zinde geçirmek için şart. Kalitesiz bir kahvaltı sonrasında da hemen acıkmak çok doğal.

Besin değeri olmayan bir kahvaltının akabinde oluşan açlık hissini bastırmaya yönelik tercih edilen atıştırmalıklarda ayrı bir sorun. Hemen herkesin yaşadığı bu sorunun çözümü ise çok basit. Tüm gece uyku boyunca efor sarf eden, uyandığımızda kortizol hormonu salgılayan ve sarkadiyen ritminin en yüksek seviyede olduğu vücudumuza ihtiyacı olan yaklaşık 400 kalorilik kahvaltıya vakit ayırıp özenle hazırlamak.

Diyet Prensibiniz Ne Olursa Olsun, Kahvaltıya Hak Ettiği Önemi Verin

Sabahları salgılanan kortizol hormonun etkisi ile yediklerimiz hemen karışarak insülin direncimizi etkiler. Az ve besin değeri düşük bir kahvaltı tercihi de insülin salgısının artışı ve beraberinde yaşadığımız kan şekerinde ki düşüşle yeniden yeme ihtiyacı doğar. Bu sırada tercih ettiğiniz besin sağlıksız bir atıştırmalık ise tüm öğün sistemi alt üst olur. Aynı sistem döngü dahilinde tekrarlanır ve sürekli bir şeyler yiyen ya da yeme istediği olan, gene de sağlıklı ve mutlu olamayan insanlardan olursunuz. Sabah uyandığınız da kahvaltıya ayıracağınız vakit, protein ve lif başta olmak üzere içinde karbonhidrat ve yağın bulunduğu toplamda 300-400 kalorilik bir beslenme ile tüm bu olumsuz süreçlerden kurtulursunuz.

Bu sayede ideal kahvaltıyı yapmış, vücudunuza tüm gün ihtiyaç duyacağı besin desteğini zamanında vermiş olursunuz. Kahvaltınızda asla yer vermemeniz gıdalar ise şeker içeriği yüksek gıdalar. Buğday ekmeği, peynir, yumurta ve sebzelerin eşlik ettiği tercih edilmeli. Seçeneğiniz kahvaltılık gevreklerden yana ise yoğurtla yenmeli. Şeker ihtiyacınızı karşılama seçeneklerinizin kuru meyvelerden olması yine kaliteli bir kahvaltı yapmanıza olanak verir. Ağır hamur işleri gibi size anlık tokluk verecek ama çabuk acıktıracak gıdalardan uzak durulmalı.

Besinlerin faydaları

Besinler canlıların büyümelerini, çalışmalarını, yaşamalarını sağlayan maddelerdir. Vücut bunları dışarıdan alır ve fiziksel, kimyasal işlemlere uğratır. Gerekenleri tutar, işine yaramayanları ise dışarı atar. Besinsiz canlıların olmazsa olmazı diyebiliriz.Besinlerin faydalarıVücudumuza alıp sindirdiğimiz besinler  üç iş görürler:

* Vücut dokularını yapar, geliştirir, korurlar ve bozulan dokuları onarırlar.

* Sonradan kullanılmak üzere, birikirler ve gerekince, ısı haline geçerek, vücudumuza güç sağlarlar.

  • Yaşamamızı ve sağlığımızı düzenlerler.

Besinlerin hemen hemen hepsi aynı gücü vermez. Vücut için bazıları daha çok,bazıları ise daha az yararlıdır.

1.Yağlar

Besinler içinde en çok  kalori değeri olanlar yağlar’dır. Yağlardan sonra ise karbohidratlar ve proteinler gelir. En yüksek kalori veren besinlerdir. Orta çapta bir insanın günde hemen hemen 40 – 60 gr. yağa ihtiyacı vardır. Başlıca iki çeşit yağ vardır bunlar: 1) Hayvansal Yağlar; 2) Bitkisel Yağlar.’dır.

2.Karbonhidratlar

Karbohidratların 100 gramı 400 kaloridir. Aldığımız besinlerin hemen hemen % 55 -65’i karbohidratlı maddelerdir ve bunlarda karbon, hidrojen ve oksijen vardır. Karbohidratlar vücudumuza canlılık ve güç sağlamaya yararlar. Karbonhidratlar en çok, nişastalı yiyeceklerde, şekerde, tahıllarda, yaş, kuru sebzelerde ve meyvelerde bulunur.

3.Proteinler

Proteinler  vücudumuz için en büyük değeri olan maddelerdir.Özellikle büyümemizi, gelişmemizi ve yaralarımızın onarmasını sağlar. Bütün bunların olabilmesi için hücrelerin çoğalmasına bağlıdır. Hücrelerin çoğalmasının büyük bir kısmını proteinler sağlar. Yani proteinler vücudun temel yapı taşıdır.

4.Minareller

Vücudumuzun ihtiyacı olan madenleri  besinlerden alırız. Bunlar genelde besinlerde madensel tuz olarak bulunuyor. Madensel tuzların beslenmede çok fazla önemi vardır. Başlıca olarak kalsiyum, fosfor, demir ve iyot’tur.

5.Vİtaminler

Vitaminler besinlerin vücudumuza yaramasına yardımcı olan maddelerdir. Vitaminlerin kaynağı bitkilerdir. Besinlerdeki vitamin vücudumuza yeterli değilse birtakım hastalıklara yol açar.Özellikle yetişme çağındaki çocukların çok fazla vitamine ihtiyacı vardır.A,B,C,D,E,K olarak  6’ya ayrılırlar.

Susam ve Sünnetlice Otunun İnsan Sağlığına Etkileri

SUSAM: İçindeki bileşenleri; Yağ, kalsiyum, mineraller, vitaminler ve asitler içerir. Bilinen özellikleri olarak; Susam sıcak bölgelerde yetişen bir bitkidir. Boyu iki metreye kadar uzayan, bir yılık ve yağ veren otsu bitkidir. Ana yurdu Afrika’dır. Ülkemiz de Trakya, ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişir. Çiçekleri beyaz ve kırmızı renkte, meyvesi kapsül şeklindedir. Tohumu esmer veya sarı renktedir. Tohumlarından susam yağ ve helvası yapılır, hamur işlerinde simitlerde kullanılır. Besleyici değeri yüksektir, yağ yemeklerde kullanılır. Şifasının etkili olduğu alanlar; Vücuda kuvvet verir; susam, ısırgan tohumu ve keten tohumu ile birlikte bal ile karıştırılıp macun gibi yapılır, her gün helva gibi yenir. Baş ağrısı; susam yağı, baş ağrıdığı zaman başın ağrıyan bölgesine sürülür. Şişmanlatıcı ve ısıtıcı; tahin helvası yenir, tahin pekmez ile karıştırılır, her gün yenir. Cilt bakımı ve yanık; elli gram bal mumu eritilir, yüz elli gram susam yağ katılır, soğuması beklenir, krem şeklinde yapılır, cilde ve yanı üstüne sürülür. Böbrek taşı ve kumları; susam yağ ve zeytin yağ ile birlikte karıştırılır, yarım çay bardağına konur, bunun içine yarım limon sıkılır, her gün aç karnına üç öğün olarak içilmeye devam edilir. Böbrek iltihabı; tahin ve tahin helvası yenir. Saç bakımı; susam yağ, çörek otu yağ ve zeytin yağ ile birlikte karıştırılır, saçlara sürülür. Ses güzelleştirici; susam yağ içilmeye devam edilir. Safra taşlarının düşürülmesinde, kabızlıkta, karaciğer rahatsızlıkları, cinsel gücü artırıcı, arın ağrısı, nefes darlığı ve bronşit; susam yağı, tahin helvası ve tahin pekmez yenmelidir. Yan etkisi yoktur.susam otu, sünnetlice otu, sünnetlice, susam

SÜNNETLİCE OTU: İçindeki bileşenleri; Glikosit, saponin ve limon asidi içerir. Bilinen özellikleri olarak; Çoban süzeği, akhindiba ve yoğurtotu da denir. Şifasının etkili olduğu alanlar; Mesane kumları; sünnetlice otu ve ayrık kökü ile birlikte kaynatılır, bal ile karıştırılıp tatlandırılır, içilir. Yara tedavisi; sünnetlice otu kaynatılır, yaraların üstüne sürülür. Mayasıl, egzama; sünnetlice otu kaynatılır, kına ile karıştırılıp merhem şeklinde yapılır, kaşınan yerlere sürülür. Sarılık; sünnetlice otu ve hindiba otu ile birlikte kaynatılır, soğuk olarak her gün içilmeye devam edilir. Hayız söktürücü; sünnetlice otu ve civanperçemi ile birlikte kaynatılır, bal ile karıştırılıp tatlandırılır, içilir. Basur; sünnetlice kökü kaynatılır, aç karnına bir çay bardağı her gün içilmeye devam edilir. Yanık tedavisi; sünnetlice otu kaynatılır, bal ile karıştırılıp merhem şeklinde yapılır, yanı olan bölgelere günde üç defa sürülür. Yan etkisi olarak; fazla miktarda kullanım da dalağa zarar verir.