Dikkat eksikliği tedavisinin uzun dönemde zararı var mı?

Birçok kişinin günlük yaşamda yaşamış olduğu en büyük sorunlar arasında dikkat eksikliği yer almaktadır. Genellikle çocuk yaşlarda başlayan bu rahatsızlık ise günlük hayatımızda gerek iş yerlerimizde gerekse de okullarda bizlere oldukça engel yaratmaktadır. Bilhassa çocuklarda dikkat eksikliği genel olarak hiperaktivite olarak gözlenmekte olup, çok konuşma, yerinde duramama, konsantre olamama gibi birçok sorunlar ile karşımıza çıkmaktadır.dikkat eksikliği nasıl tedavi edilir, dikkat eksiliği sorunu, dikkat eksiliğini tedavi etme

Tedavi nasıl gerçekleşir?

Dikkat eksikliği artık günlük hayatımızda neden olduğu engellerden dolayı tedavi edilmeye başlanmaktadır. Gerek terapi ile psikologlarda gerekse de ilaç ile tedavi şeklinde psikiyatristlerde tedavi görme imkanı olan dikkat eksikliği yaşayan kişilerin kafasında ise tedavi hakkında birçok soru yer almaktadır. Bu sorulardan bir tanesi de dikkat eksikliği tedavisinin uzun dönemde zararı nedir konusudur.

Tedavinin zararı var mı?

Bilindiği üzere dikkat eksikliği şikayeti ile gittiğiniz psikiyatrist veya psikolog durumların ciddiyetine göre çocuklara ve bireylere sorular sormakta ve bazı testler yapmaktadır. Bu testler sonucunda sorun terapi ile çözülecekse psikolog tedavisi görmek yeterlidir. Ancak sorun daha ciddi boyutlarda olduğunda ise ilaç tedavi gerekebilmektedir. Bu nedenle dikkat eksikliği tedavisinin uzun dönemde zararı konusunda ise ilaçların yan etkileri devreye girmektedir. Kullanılan ilaçların yan etkilerinde baş ağrısı, uykusuzluk, karın ağrısı veya iştahsızlık gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Uzun dönemde ise ilaçlar hem karaciğer ve diğer organlarınıza zarar verebildiği gibi hem de iştahsızlık veya uykusuzluk gibi sorunlar yüzünden kilo verme şikayetleri de gelebilmektedir.

Dikkat eksikliği tedavisi nedir ve nasıl uygulanır?

Dikkat eksikliği uzun süre odaklanamamaktan, unutkanlıktan, dağınık olmaktan, organize olamama gibi nedenlerden kaynaklanan çoğunlukla çocuklarda görülen bir hastalıktır. Bu nedenlerden ötürü çocuk okulda başarısız olmaktadır. Pek çok ebeveyn, doktora giderek benim çocuğumda dikkat eksikliği var, dikkat eksikliği tedavisi nedir gibi cümleler sarf etmektedir.dikkat eksikliği nasıl tedavi edilir, dikkat eksiliği sorunu, dikkat eksiliğini tedavi etmeDikkat eksikliği olan çocuk nasıl olur?

Dikkat eksikliği olan çocukların dikkatleri kolay dağılır ve uzun süre odaklanamazlar. Ders çalışmada sorun yaşayabilirler, unutkanlık dağınıklık gibi nedenler yüzünden okul başarıları düşük olabilmektedir. Bu sebepten ötürü okulda gerçek kapasitelerini gösteremezler.  Sık sık kalemlerini, silgilerini okul eşyalarını kaybederler. Direk kendisiyle iletişime geçildiği zaman dinlemiyormuş gibi görünebilirler. Dikkat eksikliği son zamanlarda pek çok çocukta görülmektedir. Akıllara dikkat eksikliği tedavisi nedir sorusu gelmektedir. Dikkat eksikliğini tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi yok fakat bu durumun etkileri en aza indirilebilir. Bunun için öncelikli olarak anne-babalara büyük iş düşmektedir.

Anne-baba ne yapabilir?

Çocuğunda dikkat eksikliği olan anne-babalar;

  • Çocuklarına karşı aşırı sabır göstermelidir.
  • Onunla konuşurken göz göze olmaya dikkat etmelidirler.
  • Evlerinin her zaman düzenli olmasına gayret göstermelidirler. Çünkü dikkat eksikliği olan çocuklar düzenli ortamlarda daha kolay hareket etmektedir.
  • Çocuklarını diğer çocuklarla kıyaslamamalıdır. Onlarla kıyaslamak yerine çocuklarının zorlandığı ortamı değiştirebilirler.
  • Çocuklarının çok sık unutkanlık yaşayabileceğini bilmeli, bunu doğal karşılamalıdır. Bu durumu aza indirmek için stratejiler geliştirebilirler.
  • Doğru davranışlarını ödüllendirebilirler.

Erkek, Çocuk Psikoloğu

Bazı çocuklar gelişimleri ve gelecekleri açısından verilen sorunlar üzerine geliştirilen terapiler oyun terapileridir. Çünkü o yaş grubunda bulunan bireyler ancak böyle terapi ile tedavi edilebilir. Böylece birçok çocuk iletişim eksikliği ve sosyal sorunlarını yeme bozukluklarını gideren terapiler ve tedaviler bulunur. Yaşamımızın her alanını etkileyen terapiler bulunur.çocuk psikologları kimlerdir, erkek çocuk psikologlarının farkı, pedagogların görevleri

Bazı sorunlar için erkekler daha iyi olmakta

Bazı erkek çocuklar karşılarında kendi cinslerinden bir birey görürlerse eğer daha kolay içlerini dökebilme ve anlatma becerisine sahiptir. Bu yüzden zaman zaman erkek çocuk psikoloğu ile erkek çocuklar olması daha iyi olmaktadır. Bazı kız çocukları da karşılarında bayan danışmanlar bulmak isteyebilir. Bu da saygı duyulacak bir durumdur.

Tırnak yeme ve kekemelik sorunları

Erkek çocuk psikoloğu en sık karşılaşan durumlarından iki tanesi, kekemelik ve tırnak yeme bozukluklarıdır. Tırnak yeme tedavisinde bulunan en güzel ve vurucu yöntem 3-4 yaşlarına gelinceye kadar devam eden bu alışkanlığın anne ve babalar tarafından görmezlikten gelinmesidir.

Kekemelik ise bir psikolojik hastalık, rahatsızlıktır. Çocukların dil gelişim dönemlerinde ortaya çıkar. Okul çağında da görülebilir ve nadiren de olsa yetişkinlik döneminde bile görülür. Tedavi şekillerinde ise çoğunlukla psikoterapi, nefes egzersizleri, rahatlama egzersizleri ile aile danışmanlığı ile sonlanabilir. Bu yüzden çocuklarımızın gelecekleri için psiko danışma merkezlerine giderek bir göz attırmalıyız. Ve bu gibi durumlardan çocuklarımızı korumalı ve geleceklerini teminat altına almamız gerekir.

Çocuk Terapisi Niye Yapılmalıdır?

Çocuk terapisinde çocuğun sorununun olup olmadığını sorun varsa sebeplerin neler olduğunu ortaya çıkarıp çözüme gidilmesidir. Terapi için uygun olan 4 -10 yaş aralığındaki çocuklardır. Çocuklara sorulacak soruların çocuğun anlayacağı şekilde basit, açık, net ve anlaşılır olmalıdır. Çocuklarla çalışan kişinin sabırlı, çocukların seviyesine inen, çocuklarla birlikte olmaktan hoşlanan, sıcak, samimi, esnek, destekleyici olması gerekir. Yapılan görüşmelerde çocuğun gelişimsel düzeyi ile kişilik yapılanmasına göre farklılık göstermektedir. Örneğin 8 yaşındaki bir çocukla, 5 yaşındaki bir çocukla yapılan görüşme elbette konu ve biçim bakımından çok ayrıdır. Terapist, çocuğun ailesine yaptığı çalışmayla ilgili sözleri çocuğun geleceğinde psikososyal uyumunda etkili olabileceğinin bilincinde olmalıdır. Çocuk terapisi içerisinde aile ile görüşme önemlidir. Çünkü aile çocuk ve ergen terapisini tamamlayıcıdır. Gerekirse durumuna göre aileye de danışmanlık yapılabilir.çocuk terapisi nedir, çocuk terapisi yapılması, çocuk terapisi nasıl olmalı

Çocukla Yapılan Görüşmede Nelere Dikkat Edilmelidir.

Çocuk terapisi başlangıcında ilk amaç çocuğa rahat ortam hazırlayarak çocuğun rahatlamasını sağlamalı. Çocukla terapist arasında güven ilişkisinin kurulmasıdır. Güven ilişkisi için çocuğu kendi dünyasını anlamaktan geçer. Güven olmazsa çocuğun geliştirilmesi ve değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak güven olursa terapis problemin nedeni, çocuğun özelliklerini, duyguları, aile yaşamı hakkında sağlıklı değerlendirme yapabilir. Çocukla yapılan ilk görüşmede çocuğun dünyasındaki ana konuları öğrenmek; korkuları, ilgi alanlarını, sevmediği özel yeteneklerini ve en sevdiği şeyleri tespit etmek gerekir. Ayrıca çocuğun öz güvenini, duygusal, sosyal gelişimini değerlendirmek; yaşına göre karşılaşabileceği problemlerle başa çıkma becerilerini bulmak çocuk psikoterapisinin amaçlarındandır.

Kuruluşumuzda görev alan çocuk terapistlerimiz çocuğunuzun ihtiyacı olan her konuda başta eğitim hayatı aile hayatı ve sosyal hayatı olmak üzere terapi desteği sunmaktadır. Oldukça uygun fiyata sunulan bu hizmet ile çocuk terapi ücretleri günümüzde bir ihtiyaç olan bu tedaviyi alırken ailen bütçenizin sarsılmamasına yardım edecektir. Zira terapiye ihtiyaç duyan çocuklar ekonomik sınıf fark etmeksizin bütün ailelerde ortaya çıkabilmektedir. İş etiği gereği sunduğumuz uygun fiyatlı terapiler ile tüm çocuklarımızın bu hizmete sahip olabilmelerini amaçlamaktayız. Ayrıca sizlere sunacağımız fırsatlar ile çocuklarınızın mutlu geleceklere adım atabilmesi için kurum içinde ve kurum dışında dilediğinizde terapi görebilmeleri yanı sıra veri güvenlikleri de sonsuza kadar güvence altında tutulmaktadır.

İnatçı Çocuklarla Başa Çıkmanın Yolları

Çocuğunuz yürüme ile konuşmanın başlamasıyla birlikte bebekliğindeki edilgen ve bağımlı durumundan çıkar ve özerkleşmeye başlamaktadır. Bu dönemle sınırlarını keşfetmeye başlayan çocuk neleri yapıp, neleri yapamayacağını görmek ve ya adeta varlığını kanıtlamak istemektedirler. Anne-baba ile inatlaşma da bu varoluş çabasının bir parçasıdır. Bu sağlıklı bir tepkidir ancak anne-baba çocuğa karşı tutarsız yaklaşmaktadır. Bazen aşırı ve gereksiz inatlaşmalara girerken bazen de çocuğun inatlaştığı konudan karlı çıkmasını sağlıyorsa bu durum gitgide çocukta bir alışkanlık haline dönüşmesi muhtemeldir.

Ses Tonu ile Beden Dili

Yüksek ses tonu ile öfkeli yüz ifadesi yerine sakin, kendine güvenen bir ifadeyle isteklerinizi belirtmelisiniz. Kolay değil biliyoruz ama imkansız da değildir.

Tutarlı Yaklaşım ve Kararlılık

çocuk, inatlaşma, hırçınİstediği şeyi neden yapamayacağını basit bir dille ve sakince açıklayınız. Açıklamalara rağmen inatlaşmaya devam ederse tepki vermemelisiniz, oyun çağı ya da daha küçük çocuklarda dikkatini dağıtacak başka yerlere yönlendiriniz. İnatlaşmaya devam edebilir ancak siz ondan daha kararlı olun ve asla ‘hayır’ dediğiniz bir şeye sonradan ‘evet’ demeyiniz, aksi takdirde inatlaşma ve davranış problemlerinin kalıcı olmasını sağlamalısınız. Bu arada bu tutarlı tavır sadece sizde değil; eşinizde de olmalıdır.

Ne İstediğinizi Söyleyiniz

Beynimiz çağrışımla çalışır ve bir çocuğa ‘bağırma’ dediğinizde aslında ona çağrıştırdığınız ilk şey kelimenin köküdür, yani bağır’dır. Çocuklarla kurduğumuz iletişimde onlara –me, -ma eki almış olumsuz kalıpları söylemektense aynı ana fikre gelen olumlu kalıpları tercih etmelisiniz. Mesela; yüksek sesle konuşan çocuğunuza bağırma demek yerine ‘alçak sesler ile konuştuğun zaman seni daha iyi anlıyorum’ diyebilirsiniz.

Kaliteli Vakit Geçirmeye Özen Gösterin

Onun sizin sevginize ve ona vakit ayırmanıza ihtiyacı vardır. Bunu bulamazsa daha hırçın ve ya inatçı bir hale gelir. Her gün en az yaklaşık 45 dakika – 1 saat gibi bir süreyi çocuğunuza ayırmalısınız. Çocuğunuz oyun çağında ise her akşam bir oyun saati belirleyin ve bunu ona açıklamasanız. Oyun saatinizde onun istediği ve keyif alabileceği karşılıklı iletişim ve etkileşim gerektiren oyunlar oynamalısınız. Çocuğunuzla vakit geçirmeyi ihmal etmeyin.

Çocukları Okula Hazırlamak

Çocuğunuzu okula hazırlarken bazı hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Öncelikle çocuğa neden okula gittiği güzel bir dille anlatılmalıdır. Örneğin; okula giden çocuğunuza sen okulda, hayatta öğrenmen gerekenleri, saygıyı, sevgiyi, okumayı, yazmayı öğreneceksin. Arkadaşların olacak. Öğretmenin olacak ve sana ait kitapların olacak sonucunda da eğitimli bir birey olacaksın gibi cümleler kurarak onu heveslendirebilirsiniz.çocuklarda okul dönemi, çocukları okula hazırlama, çocuklarda okul döneminde dikkat edilmesi gerekenler

Çocuğunuz ilk defa okula gittiğinde, ailesinden de ilk defa ayrı kalır ve okulda her yaş grubundan kişilerle iç içe olur. Kendi yaşıtları ile ikili ilişkilerde başarılı olmaya başlar.  Çocukların okula başlaması bazı korkuları da beraberinde getirir. Sonuç itibari ile annesinden ya da babasından ilk defa ayrı kalacaktır. Okul ortamını ilk gün sevmemiş olabilir. Tanımadığı birçok kişi ile uyum içinde olması gerekirken o aklında hep annesini düşünebilir. Bu sebeple okula gitmeyi istemez. 10-15 gün kadar bu fobiye bağlı olarak gider gelir. Annelerin, okul korkusu olan çocuklar için her teneffüste yanlarında olması tavsiye edilmektedir.

İlk defa okula giden çocuklarda oluşan psikolojik etki sayesinde ağlama, zırlama, mide bulantısı, endişe, kaygı gibi belirtiler görülebilir. Bunun aşılması çocuğun okula alışmasıyla aşılabilmektedir.

Çocuğun Okul Öncesi Becerileri;

  • Çocuğunuz okula başlamadan önce aşina olması gereken bazı noktalar vardır.
  • Kalem nasıl tutulur. Kalemle boş kâğıtlara saçma sapan resimler çizebilmelidirler.
  • Okul sıralarında oturmasını iyi bilmelidir. Sırtını ve belinin ağrımaması için rahat oturuş pozisyonları öğretilmelidir.
  • Okul kıyafetlerini kendisi çıkarıp giyebilmelidirler. Özellikle beden eğitimi derslerinde eşofman giydikleri düşünülmelidir. Aynı zamanda ayakkabısının ipini kendisi bağlayabilmelidir.
  • Teneffüse çıkan bir çocuk, o kadar çok çocuğun içerisinde kendisini koruyabilmelidir. Sonuçta oradaki herkesin çocuk olduğu düşünüldüğünde neler doğabilir düşünmelisiniz.
  • Ellerini yıkamasını bilmeli, tuvalet ihtiyacını gidermesi konusunda da eğitilmelidir.
  • Annesinden ve ailesinden ayrı kalmasını mutlaka öğretmelisiniz.
  • Arkadaşlarıyla uyum içinde olması ve öğretmeninin verdiği görevleri yerine getirebilmelidir.
  • En azından rakamlarda 10’a kadar saymasını, ana renklerin hangileri olduğunu bilmelidir.
  • Kendisine yöneltilen sen kimsin gibi sorulara adını soyadını söyleyebilmelidir. Kimin çocuğusun, annenin ya da babanın ismi sorulduğunda bilmesi gerekmektedir.

Tüm bu anlattıklarımız sizlerin çocuğu için önemli bir yere sahip olup mutlaka bu konularda eğitmelisiniz. Okul öncesi anaokulu ya da kreşlere göndererek daha basit bir şekilde öğretebilirsiniz.