Hamileliğin 17.Haftasında Bebeğin Durumu Nasıldır?

Hamilelik takviminde 17.haftadayız ve önce bebeğin durumuna göz atıyoruz:

Hamileliğin 17.haftasında bebeğiniz artık avucunuz kаdаr, 141gr ve 12-13cm bazı vücut yağları gelіştіrіyor. Kalbi, bu hаftа itibаriyle beуni tаrаfındаn yönetiliyor. Artık gelişi güzel ritmler yоk. Dakika içinde 140 ile 150 arasında ritmlеr ölçülüуor yani sizinkinden 2 kat dаhа fazla. Başka neler var dіye ѕorarѕanız? Doğum sırasında ihtiyacı olaсak emme ve yutma gibi yaşamsal yeteneklerini geliştiriyor.hamileliğin 17.haftası, hamilelikte bebek gelişimi, anne karnında bebek gelişimi

Hamilelikte 17.haftada Anne adayının durumu ise:

Hamileliğin 17.haftasına geldiğimizde artık büyük ihtimаlle gіtgіde kilо almaktasınız. Rahminiz gіtgіde büyüyor. Yinе de karnınız çok büyük olmadığı için bir kaç hаftа daha hamileliğinizi saklaуabilirsiniz. Dаhа öncе hamіlelіk geçiren kadınlar şimdiden bebeğin hareketlerіnі hisseder. İlk kez anne olacakların iѕe hiѕѕetmeѕi ise 18. haftada gerçekleşir.

Anna adayının durumu ile ilgili bilgi vermeye devam ediyoruz. Hamilelikte 17.haftada hamilelik belіrtіlerіnіz sіzі çok zorlamıyor.

Tаtil yapmak için hala güzel zamanlar. Artık ağırlık merkeziniz değişmiştir, yani kendіnіzі dengesіz hissedebilirsiniz. Düşme riskini minimumа indirmеk için baѕtığınız yerlere dіkkat edin, ve yüksek topuklu ayakkabılar giymeyin. Mide ekşimesi ve hazımsızlık bu hafta da görülen normal belirtilerdendir. Hormonal ve fiziksel dеğişimlеrinizdеn dolayı bunlar оlmaktadır. Protesteron vе östrоjen hormonlarından dolaуı reflü görülеbilir. Ayak ve аyаk bileğinde ödem ve şişmе de bu hafta da çok görülür.

Hamilelik Rehberi ( Hamilelikte hafta hafta bebeğin gelişimi )

Hamileliğin 17.haftasında yaşanılan sıkıntılar: Gaz

Anne adayı olarak rahminiz büyürkеn rektumunuzа baѕkı uygulamaya devam ediуor, böylece sіzde о аlаndаki kaslarınızı kontrol etmekte zorlаnаbilirsiniz. Bu da gaz kaçırmanıza neden olur. Gazdan kurtulmanın bir yolu da; Yavaş yiyin, çünkü hızlı yеdiğiniz takdirde hava yutabilirsiniz bu da karnınızda gaz birikmesine neden оlur.

Hamilelikte bu dönemde görülebilecek olası rahatsızlıklar: Sırt ağrıları

Sırt ağrılarını geçirmek için iş уerinize destekleуici bir sandalye kоyun ve evinizde dе sıkı örtüler kullanın. Pozisyonunuzu ѕabit ve dik tutmak için arkanıza bir уastıkta kоyabilirsiniz. Veya уatağınızda örtünüzün altına sert bir şey koyun.

Hamilelikte 17.Haftada yapılması gereken tesetler – Üçlü test

Hafta hafta hamilelikte üçlü test 17.haftada (іkіncі terimester tarama tеsti-zеka testi) doktorun önеrisi ile уapılabilir. Üçlü tеstin nоrmal yaрılma zamanı 16. – 18. hаftаlаr arasıdır. Üçlü test ile anne аdаyındаn kan alınır. Bu kandan bаkılаn B-hcg, estriol, AFP (alfa fetoproteіn) hormonları ile bebekte trizomi 21 (down ѕendromu), trizоmi 18 ve nöral tüp dеfеkti (bebeğіn omuriliğinde açıklık) bulunma riѕkleri hesaplanır. Bu tahlіl sonucu bu hastalıklardan hеrhangi biri іçіn yüksek riskli çıkması durumunda, doktorun önerisi ve anne аdаyı ve eşinin kararı ile, bir iğnе yаrdımı іle bebeğin yüzdüğü sudan (amniso mаyi) örnek alınarak incelemeğe gönderilebilir.

Erken Doğum Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir?

Anne adaylarının bu dönemde stresli olmaları, kuşkulu olmaları gibi nedenler erken doğum için bir takım düşüncelere neden olmaktadır. Erken doğum nedenleri genel olarak şu gibi faktörlerden kaynaklanabilmektedir.

İdrar yolu enfeksiyonu, plasentanın önde olması, bebek amnion suyu fazla olması, ikiz, üçüz gibi çoğul gebelik, rahim ile ilgili sorunlar, hamilelik döneminde geçirilmiş olabilecek ameliyat, karın bölgesine darbe.erken doğum nedenleri, erken doğum belirtileri, erken doğum nedir

Bu gibi faktörlerin yanı sıra şunlarda etken olabilir. Daha önceki hamileliklerinizde erken doğum gerçekleştirmiş olmak, alkol ve sigara kullanımı, 18 yaş altı hamilelik, çok zayıf olmak, kansızlık, sıkıntı ve stres.

Hamilelik dönemini stressiz, rahat ve huzurlu bir ortamda geçirmek anne adayının rahat bir hamilelik dönemi geçirmesi için uygun olacaktır. Bu dönemde mümkün olduğu kadar kendinizi rahat hissetmeniz ve huzurlu bir ortam sağlamanız sizin için rahat bir hamilelik dönemi demektir.

Erken doğum hamileliğinizin 37. haftası dolmadan öncesi süreçlerde yaşanır ise bu doğumlara erken doğum denmektedir.

Anne adayı için erken doğum belirtileri şu şekilde açıklanabilir. Eğer rahim ağzı açılacak şekilde ve sürekli kasılma yaşanıyorsa, sümüksü tıkac gelmesi gibi durumlar erken doğum olabileceğinin belirtilerini taşır. Bu dönemde adet sancısına benzeyen kasık ağrıları ve kramplar, belde ağrı, su gelmesi, kanama olması, karından aşağı doğru baskı hissi uyanması durumunda bu durumlar erken doğuma işaret edebilir.

Bazen doğum sancısı gibi ağrılar erken doğum olmayabilir. Erken doğum anne adayı henüz hamilelik dönemini tamamlamamış fakat sık sık kısa aralıklarla sancı ve ağrı hissediyorsa yaşanabilir. Bu gibi durumu fark ettiğiniz anda doktora gitmeniz gerekmektedir. Çünkü sık sık ve kısa aralıklarla ağrı doğuma işaret etmektedir.

Erken doğum tanısı için doktora başvurduğunuzda doktorunuz sizi vajinal muayene edecek ve rahim açıklığının tespitini gerçekleştirecektir. Bu arada rahim kasılmaları izlenir ve rahim kasılmaları ile şiddet belirlenerek erken doğum olup olmayacağı tespit edilir.

Sperm Hareketliliği ve İmmünolojik Testler

Aglutinasyon yani kümeleşme, çoğu kez anti sperm antikorların varlığı ile alakalıdır. Anti siperm antikorlar, siperm yüzeyinde farklı bölgelere yerleşerek sperm’lerin rahim içine girişinde hareketliliği olumsuz yönde etkiler. Kısırlık olgularının yüzde sekizinde, immunolojik nedenler mevcuttur.

Bu testler bazal semen girls.gifdeğerlendirmesi sırasında aglütinasyon veya düşük sperm hareketliliği durumlarında gereklidir.sperm hareketliliği, sperm hareketliliği ve baba olmaDirekt İmmunobead Testi

Sperm üstünde bulunan immünoglobulinlerin, saptanması için yapılır. Direkt immunobead testi ile hareketli spermler bead süspansiyonu ile karıştırılmaktadır, Bu şekilde eğer sperm üzerinde antikorlar mevcut ise bu beadlerin spermlere bağlanması sağlanmaktadır.

SPERM-MAR Testi

Sperm Mar yani mixed agglutination reaction testi, anti sperm antikorların saptanması için kullanılır. Bu test ile taze semendeki spermde IgG ve IgA antikorları belirlenier. Test, lateks kaplı immunoglobulinlerden oluşmaktadır. Lateks partikülleri hareketli spermlerin değişik bölgelerine (baş, mid-piece veya kuyruk) bağlanır ve ışık mikroskobu ile kolaylıkla gözlenebilir. www.hamilemiyim.net Bağlantı gözlenen hareketli spermler, bağlantı noktaları belirtilmek suretiyle yüzdeleriyle gözlemlenir.

Hareketli sperm ile lateks partikülü yani bead arasında ki etkileşim, antisperm antikorların oluşumunu gösterir. Yüzde 15-39 arası değerler şüpheli infertiliteyi, yüzde 40 ve üzerindeki değerler ise ciddi bir immünolojik problemin varlığını göstermektedir.

Gebelikte Folik Asit Kullanımı

B grubu vitaminler arasında yer almakta olan Folik asit, hamilelik durumu oluşmaya başlaması ile birlikte anne adayının kullanması gereken vitaminler arasında kendine yer bulmuştur. Folik asit normalde fıstık, fındık, yumurta sarısı, baklagil, kuru fasülye, karaciğer, ıspanak, yeşil sebzelerde ve ay çekirdeğinde oldukça bol bir şekilde bulunmaktadır. Ancak gebelikte Folik asit kullanımı için bu besinleri tüketmek yetersiz olacaktır.folik asit kullanımı, gebelikte folik asit neden kullanılır

Bunun nedeni de her ne kadar bu besinlerde yeteri kadar Folik asit bulunsa da bu vitamin oranı hamile kadınlar için yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla hamile kadınların hamilelik süreleri boyunca mutlaka doktor kontrolünde ve ilaç şeklinde gebelikte Folik asit kullanımına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Pek çok anne adayının da bildiği üzere gebelik döneminde Folik asitin yeteri kadar alınmaması sonucunda bebekte çeşitli anormal durumlar meydana gelebilmektedir. Bu vitaminin en doğru kullanımı ise gebelikten üç ay önce başlayan ve üçüncü ayda sonlandırılan şekilde kullanımıdır. Günde ne kadar kullanılacağına ise anne adayları doktorları aracılığı ile birlikte karar verebilecektir.

Bebeklerde Öksürük Problemi

Yeni doğmuş bebeklerin bağışıklık sistemleri tam manasıyla yerine oturmadığından dolayı enfeksiyonlara yakalanma ihtimali fazla olmaktadır. Özellikle de öksürük ve buna benzer rahatsızlıklara daha sık yakalanmaktadır. Bebeklerde öksürük problemi üst solunum yollarında meydana gelen bir rahatsızlık olabileceği gibi solunum yollarındaki yabancı bir maddeye tepki olarak da görülmektedir. Bebekteki öksürüğün neden oluştuğunu doktor tarafından tespit edilip, uygun tedavi yöntemleri uygulanarak geçirmek mümkün bir durumdur. Bebeklerde Öksürük Neden Oluyor? Bebeklerde öksürük, genel olarak ıslak öksürük ve kuru öksürük şeklinde görülüyor. Islak öksürük, vücut salgıları sonucu gözlenmektedir. Bu durum bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklandığı için solunum yollarında salgı ile balgamın mikroplarla birleşerek öksürüğün oluşumunu kolaylaştırıyor. Kuru öksürük ise; grip, alerjik reaksiyonlar ile soğuk algınlığına bağlı olarak gelişir. Aslında öksürük vücudun göğüs ile boğaz bölgesindeki hava yollarının temizlenmesi ve korunması amacıyla gösterdiği önemli tepkilerdendir. Ancak ebeveynler bebeklerinin öksürüğünden endişelenip sık sık hekime başvurdukları hastalıkların başında gelmektedir. Bebeklerde öksürük için hangi durumlarda doktora gitmek gerekiyor? Şimdi bu sorunuzun yanıtını verelim;bebeklerde öksürük şikayeti, bebekler neden öksürür, bebeklerin öksürüklerini geçirme-Eğer ki, bebeğiniz 3 aydan küçükse, soluk alması normalden hızlıysa, beslenme problemleri yaşıyorsanız ve özellikle 38,5 dereceden fazla bir ateş varsa kesinlikle doktorunuza danışmanız önerilmektedir.

-Öksürük nefes almasını güçleştirebilir ve bunun akabininde yorucu ve ya hırıltılı bir öksürük bulunuyorsa mutlaka uzmana görünmelisiniz.

-Bebeğiniz öksürürken çok zorlanıyor ve ya dudaklarda morarma oluşuyorsa,

-Bebeğinizde aniden öksürüğün başlaması ve ya onu takiben yüksek ateşin görülmesi durumlarında danışmandan destek almalısınız.

-Eğer ki, bebeğiniz 3 aylıktan büyükse ve özellikle 38,5 derece ateş 48 saatten fazla sürüyorsa hiç vakit kaybetmeden doktora başvurmanız gerekiyor. Ateşin çok yüksek olmaması durumlarında ve bebeğinizin genel durumunda bir değişiklik gözlemlemiyorsanız bu öksürük solunum yolları enfeksiyonu olabileceği için fazla endişelenmenize gerek kalmayacaktır. Bu durumda çocuğunuzu gözlemlemeniz ve sonrasında belirtilerin arttığı durumunda bir uzmandan yardım almanız önerilmektedir.

-Bebeğiniz öksürük ile beraber dakikada 40-45 kez nefes alıp veriyorsa ve nefes alırken göğüs bölgesinde zorlanma görüyorsanız yine doktorunuza danışmanızda fayda var.

-Bebeğiniz çok hasta görünüyorsa ve ya neşesini kaybettiyse ve sıvı tüketiminde bile zorlanıyorsa ciddi bir durumdan şüphelenmelisiniz.

Çocuk Eğitiminde Ödül ve Ceza

Çocuk eğitimi bebeğinizin doğduğu an başlayan bir süreçtir ve gelişimini tamamlayıncaya kadar da devam eder. Çoğu anne- baba çocuklarının bazı davranışlarına ne tepki vereceklerini zaman zaman bilememektedirler. Çocuklar, doğru ve yanlış davranışı ancak ebeveynleri sayesinde öğrenebildikleri için ebeveynlere çok büyük görev düşmektedir. Yetişkin bir insanda görülen yanlış davranışların çocukken verilen yanlış eğitimden veya ilgisizlikten kaynaklandığı da unutulmamalıdır. Ne yazık ki etrafımızda yaş olarak yetişkin olmuş ama hala bir çocuk gibi davranan pek çok yetişkin görüyoruz. Eğer siz de çocuğunuzun yetişkin olduğunda da bir yetişkin olgunluğunda davranmasını istiyorsanız çocuk eğitiminde kullanılan ödül- ceza yöntemini çok iyi kullanmanız ve anne – baba olarak aynı tepkileri vermeye büyük özen göstermelidir.çocuk eğitiminde ödül, çocuk eğitiminde ceza, çocuk eğitimi nasıl olmalıÇocuk eğitiminde ödül ve ceza yönteminde dikkat edilmesi gereken en önemli konu, ebeveynlerden birisinin ceza verdiğinde, diğerinin bu cezaya karşı çıkmasıdır. Bu çocuk da çok büyük kavram kargaşasına neden olacaktır ki, bu çocuğun gelişimi açısından son derece zararlıdır. Çocuklarınız güzel davranışlar sergilediğinde eğer onu ödüllendirirsek, çocuk bu davranışı tekrar yapacak ve bu sayede doğru davranışlar sergilemeyi öğrenecektir. Ancak unutulmamalıdır ki her ödül doğru davranışın devamını sağlamayacaktır. Ödül denince ailelerin akıllarına çocuklarının istediği bir şeyi almak veya seveceği bir şeyi yapmak gelmektedir. Oysa çocuğunuz her doğru davranış sergilediğinde ona hediye almak çocuğunuzun ileride doyumsuz birisi olmasına yol açacaktır. Aslında bir çocuğa doğru davranış sergilediğinde verilecek en büyük ödül, onun gözlerine sevgi dolu bakmak, sıcacık sarılmaktır. Aynı zamanda ” çok zekisin” gibi cümleler yerine” bu davranışından dolayı seni çok takdir ediyorum” gibi geliştirici cümleler kurmak çocuğunuzun gelişimi açısından çok daha doğru olacaktır. Çok zeki olduğunu düşünen çocuk zamanla zeki olduğunu düşündüğü için çalışması gerektiğine inanmayabilir veya ileri de narsist bir kişiliğe bürünebilir.

  Bir çocuğa ceza olarak da asla şiddet uygulanmamalıdır. Uygulanan her türlü şiddet, çocuğun sadece kendini değersiz hissetmesine yol açacaktır. Örneğin, çocuğunuz arkadaşlarıyla oyun esnasında yanlış bir davranış sergilediğinde, bu yaptığı davranışın yanlış olduğunu anlaması ve tekrar yapmaması için çocuk, oyundan alınmalı ve çocuğa “mola süresi” verilmelidir. Çocuğun bu sürede yaptığı yanlış davranışı düşünmesi istenir ki yanlış davrandığında oyun oynamaktan mahrum kalsın ve tekrar bu davranışı sergilemesin.

Çalışan Anne İzni Nedir ve Nasıl Kullanılır?

2016 yılının başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TBMM’de kabul edilen yönetmeliğe uygun olarak bir taslak hazırladı. Bu taslağa göre, kadın işçi veya memur toplamda 16 haftalık annelik izni ve 6 ay ücretsiz izin aldıktan sonra, birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, üçüncü doğumda 180 gün haftalık çalışma süresinin yarı süresi kadar yarım gün çalışabilecek. Bu yeni düzenlemeyi çoğu anne ve işveren detaylarıyla bilmemektedir. Eşlerden ikisi birden çalışıyorsa geçerli olacak bu hak, aksi durumda çalışmayan diğer eş çocuğa bakabileceğinden, devletten böyle biz izin alamayacak. Anneler bu hakkı, çocuğu 1. Sınıfa başlayana kadar istediği bir zaman diliminde kullanabilecek. Diğer izinlerin bitiminden sonra, çalışan, işverenin herhangi bir zamanda yarım gün çalışma hakkı talebinde bulunabilecek. İşveren en geç 1 ay için talebi yerine getirmek durumunda.

Eşlerden ikisinin çalışması durumunda ancak bu izinden faydalanılacağını belirtmiştik ancak bu durumun istisnaları mevcut olup istisnaları ise şu şekildedir;

  • Eşlerden birinin sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalığının bulunması
  • Çocuğun velayetinin mahkeme kararıyla eşlerden birine verilmiş olması
  • Üç yaşını doldurmamış çocuğun evlat edinilmesi

Çocuğun engelli doğması halinde yarım gün izin süresi, analık izin süresinden itibaren çalışan anne izni 12 aydır. İkizler ve üçüzler için net süreye bir ay daha ekleniyor.çalışan anne izni nedir, çalışan anne iznini kullanma, çalışan anne izin süresi

Memurlarda Bu Haktan Yararlanacak

Bu hakkı işçiler gibi memurlar da kendi kurumlarına başvurarak kullanabilecek, ancak sadece kadın memurların yararlanılacağı unutulmamalı. Onlar da bu haktan aynı şartlar ölçüsünde yaralanacak. Yararlanılan bu haktan istenildiği zaman vazgeçilebilecek. Bu haktan sonra ayrıca bir süt izni verilme durumu söz konusu değil. İzin devam ederken çocuğun vefat etmesi durumunda, yarım gün izni sona erer. Memurlar çalışmaya bağlı ödemlerde ancak çalıştıkları saatlerin karşılığını alabilecekler. Eğer kişi doğum yaptıktan sonra devlet memurluğuna atanırsa bu haktan şöyle yaralanacak: Doğum sonrası kullanılan sekiz aylık izin süresinin bitiminden itibaren, birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, üçüncü doğumda ve sonrasında 180 günlük süreden arta kalan zaman kadar.

Bir Gebelik Sorunu; Gebelik Şekeri

Hamile olmak her kadının başına gelebilecek en güzel şeylerden biridir. Anne olmaya hazırlanmak, can verip o verdiğin canı karnında taşımak şüphesiz en güzel duygulardan biridir. Ancak bu güzel olay yaşanırken gebelik şekeri denilen gestasyonel diyabet olarak da bilinen bir sorunla karşılaşılabilir.gebelik şekeri, gebelik şekeri nedir, gebelik şekeri tedavisi

Gestasyonel diyabet yani diğer bir deyişle gebelik şekeri, gebeliklerde ortaya çıkan daha öncesinde diyabeti bulunmayan ancak gebelikte kan şekerinde meydana gelen değişimler nedeniyle meydana gelen bir rahatsızlıktır. Gebelik sonlanmasıyla biter. Tabi ki gebelik sürecinde bebek için dikkat etmek gerekir.

Daha öncesinde ölü doğum yapmış, düşük yapmış ya da iri bebek dünyaya getirmiş, daha önceki hamileliğinde de gebelik şekeri yaşamış, hamilelikten önce de fazla kilolu olan, ileri yaşta, birinci dereceden olan yakınlarında diyabet olan, bebeği gerekenden iri olan, gebelikte fazla kilo almış, amniyos sıvısında fazla artış olan, ve bebeğini beklenmedik bir şekilde kaybeden anne adaylarında gebelik şekeri riski yüksektir.

Gebelik şekeri sorununu yaşayan anne adayı, yiyecek ve içeceklerine dikkat etmelidir. Genellikle insülin tedavisine gerek duyulmadığından, uzman yardımıyla alınan diyet listelerine uyulmalıdır.

Özellikle içinde karbonhidratın bulunduğu besinler vücutta glukoza dönüşeceğinden kan şekerinin yükselmesine sebebiyet verirler. Bu durumda pankreas insülin salgılayıp kan şekerini düşürmeye çalışır. Ancak protein ve yağ içeren besinlerde kan şekeri yükselmesi sorunu yaşanmaz. Verilen diyetlerde karbonhidrat alımı tamamen engellenemeyeceği için sadece kısıtlanır. Protein ve yağ içeren besinlere diyet listelerinde daha çok yer verilir.

Baklagiller, ekmek, patates, pirinç, mısır gevreği, pasta, börek, kurabiye, makarna, tahıllar, bisküvi, şeker, çikolata, fast foodlar, meyveler ve meyve sularında karbonhidrat bulunur. Yoğurt ve süt ürünleri protein ve yağ içerikli olsa da içinde karbonhidrat da bulunur. Listeden de anlaşılacağı gibi karbonhidrat alımını tamamen kesmek mümkün değildir.

Bu rahatsızlık için ağır olmadan spor da yapılmalıdır. Haftada beş gün yarım saat yapılan yürüyüş idealdir. Ancak spor sırasında kan şekeri düşebilir. Bu nedenle bu sorun karşısında temkinli olunmalıdır. Spor yapmak aşırı kilo alımına engel olup rahat bir hamilelik geçirilmesini sağlayacaktır.

Bebeğinize Biberon Alırken Dikkatli Olun

Bebekler narin varlıklardır ve henüz bedenleri yeni bir dünyaya alışmaya çalıştığından hastalanmaya çok yatkındır. Bu sebepten dolayı bebeklerinize bir kıyafet, yiyecek, ,içecek ve eşya alırken mutlaka dikkatli olmanız gerekmektedir. Dikkatli olmadığınız takdirde bebeğinizin bazı sağlık sorunları ile karşı karşıya geleceğini unutmayın. Henüz bebekler doğmadan aileleri alışveriş yapmaya başlar ve bebek doğduktan sonra da alışveriş serüveni hızlı bir şekilde devam eder. Bu alışveriş serüveninde bebekler için zıbın, yürütecek, bebek bezleri, alt silme bezleri, mamalar ve tabii ki olmazsa olmazları biberonları alınır. Biberonların iki farklı üretimi bulunmaktadır. Bunların en yaygın kullanılanı plastik biberonlar, diğeri ise cam biberonlardır. Birçok anne ve baba bebeklerinin cam biberon ile kendine zarar verebileceğinizi düşünerek plastik biberonlara yönelmektedir. Halbuki esas tehlike plastik biberonlardadır. Plastik biberonların içinde saklanan su biraz uzun süre durduğunda plastiğin içindeki bileşimi içine almakta ve su yoluyla vücuda girmesine neden olmaktadır. Bu da elbette minik bebeklerde bazı sağlık sorunlarının gün yüzüne çıkmasına sebep olmaktadır. Oysa cam biberonlarda böyle bir durum söz konusu değildir. Uzun süre de su cam biberonda bekletilse sağlık açısından pek fazla bir zararı yoktur. Verebileceği en fazla zarar bağırsak sorunu olacaktır. Bunun da sebebi elbette fazla bekletilen suyun içinde üremeye başlamış ve çoğalmış olan bakterilerdir. Oysa plastik biberonlar kansere dahi sebep olabilmektedir.Bebek biberonu, biberon, biberon seçimi

Bebeğinize biberon alırken ilk olarak dikkat etmeniz gereken nokta plastik değil de cam biberon alıyor olmanızdır. Cam biberon alırken bebeğinizin kendine zarar verebileceğinizi düşünmeyin. Biberonun boyutunu biraz küçük alırsanız bebeğiniz sıkıcı biberonunu kavrayabilecek ve herhangi bir yaralanma vb. gibi durum başınıza gelmeyecektir. Cam biberon alırken de mutlaka CE belgesi bulunan ürünleri satın almaya özen göstermenizde fayda vardır. CE belgesi bazı standartları içeren bir belgedir ve üretilmiş olan ürünün sağlığa uygun olduğunu göstermektedir. Mutlaka bir ürün alırken CE belgeli olmasına ve üretiminin saf camdan yapılmış olmasına özen gösterin. Biberon alırken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise biberon emziğinin kaliteli plastikten üretilmiş olmasıdır. Kalitesiz plastiklerden üretilmiş olan emzikler çok kısa bir süre sonra sararmaya ve üzerinde bakterilerin oluşmasına izin vermeye başlar. Bu sebepten dolayı mutlaka emziklerin kaliteli olmasına dikkat edin.

Çocuğunuza Teknoloji Yerine Sevgi Verin

Günümüzde teknoloji öyle bir hal aldı ki küçücük çocukların dahi ellerinde tablet ve cep telefonları dolaşmaya başladı. Aslında ne teknolojinin gelişmesi ne de çocukların teknolojiye olan merakı bu durumdan sorumlu değildir. Bu durumdan sorumlu olan kişiler anne ve babalardır. Anne ve babalar çocukları ile zaman geçirmek, onlarla ilgilenmek yerine ucuz veya pahalı fiyatlara aldıkları tablet bilgisayarlar, cep telefonları ile çocuklarını oyalamaya çalışmaktadır. Halbuki bir anne-babanın evlatlarına verebileceği en güzel şey ilgi ve sevgidir. Bir çocuk ilgiden, sevgiden uzak büyür ise ilerleyen yıllarda aile içinde birtakım sorunların gün yüzüne çıkması çok olasıdır. Teknolojinin nimetlerinden elbette faydalanılması gerekmektedir. Ancak teknoloji hiçbir zaman çocuk yetiştirebilecek kadar gelişmemiştir ve gelişmeyecektir de. Bir annenin çocuğuyla oturup da oyun oynaması gibi hiçbir bilgisayar, hiçbir tablet, hiçbir cep telefonu samimi olamayacaktır. Çocuklarınız ile aranızda duygusal bağ kurmak istiyorsanız mutlaka sıradan bazı şeyler yaparak onlar ile zaman geçirmelisiniz.Çocuklar ve teknoloji, çocuklara sevgi vermek, çocukları sevmek

Çocuğunuza teknolojinin yanı sıra sevginizi de verebilirsiniz. İllaki teknolojiyi de çocuklarıma tattırmak istiyorum diyorsanız bu halde yapmanız gereken şey, çocuklarınız ile birlikte teknolojiden yaralanmanız olacaktır. Örneğin; çizgi film mi izleyeceksiniz çocuğunuz ile birlikte izleyin. Normal oyunları değil de bilgisayar oyunlarını seven bir çocuğunuz mu var o halde siz de onun ile birlikte oynayabilecek kadar bilgisayar oyunu oynamayı öğrenin. Böyle yaparsanız anne-babalar olarak evlatlarınız ile duygusal bağ kurabilirsiniz. Üstelik geldiğimiz toplumsal yapının şu noktasında internetten çocuğunuza gelebilecek bazı zararları da engellemiş olursunuz.

Cinsel istismar suçlarının giderek yayıldığı şu günlerde internetten çocuğunuza karşı yapılabilecek her türlü saldırıya karşı önlem alabilmek için mutla onların oynadıkları oyunları inceleyin. Kimler ile online ortamda iletişim kurduklarını takip edin. Mümkün olduğunca kontrol altında tutarak çocuklarınıza teknolojiyi kullandırırsanız o kadar faydasını görürsünüz. Tabii çocuklarınıza sadece teknolojik aletler verin ve sonra kontrolünü yapın demiyoruz. Mutlaka ama mutlaka çocuklarınız ile farklı aktiviteler yaparak onu ne kadar sevdiğinizi belli edin.